Dünya Düzeni video Finansal Şirketlerin sahip oldukları ülkeler.

Posted by pietatlos on Ağu 2, 2011

video indir ingilizce türkçe cümle çeviri


IMF’yi hacklediler!

Posted by pietatlos on Haz 12, 2011

Dünya kamuoyu, IMF’nin birkaç aydır benzeri görülmemiş bir hacker saldırısı altında olduğu haberiyle şokta.

Cumartesi günü IMF yönetiminin çalışanlarına ve yöneticilere gönderdiği mesajla New York Times gazetesi tarafından ortaya çıkarılan saldırı için “çok ciddi” ve “çok karmaşık” ifadeleri kullanılıyor.

“ÇOK GİZLİ” BİLGİLER
Henüz saldırının hedef ve amacı belli olmasa da, Fon’dan kurtarma yardımı alan Portekiz, Yunanistan, İrlanda başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından birçok ülkeye ait “çok gizli” bilgilerin de saldırı altında bulunan IMF veritabanında yer alıyor olması, uluslararası kamuoyunda büyük bir korkuya neden oldu.

“PİYASALARDA BÜYÜK DALGALANMALAR YARATABİLİR”
Çünkü gazeteye göre, saldırı altındaki IMF veritabanında piyasalarda büyük dalgalanmalar yaratabilecek nitelikte bilgiler bulunuyor. Mail Online ise bazı bilgilerin siyasi ve ekonomik kaos yaratabilecek kadar önemli olduğunu iddia etti.

HANGİ BİLGİLERE ERİŞTİKLERİ BİLİNMİYOR
Ayrıca New York Times’ın haberine göre IMF veritabanında kurtarma paketlerine yönelik birçok ülkenin başbakanlarıyla yapılmış gizli telefon konuşmalarının kayıtları da bulunuyor. Hackerların IMF’ye yönelik yoğun saldırıları sırasında hangi bilgilere erişmeyi başardığı ise henüz bilinmiyor.

DÜNYA BANKASI HEMEN BAĞLANTIYI KESTİ
Ayrıca ismini vermek istemeyen bir kıdemli IMF yetkilisinin, Dünya Bankası’nın bilgi paylaşımı amacıyla IMF ile olan özel bilgisayar bağlantısını hacker saldırısını öğrenir öğrenmez kestiği belirtiliyor.

“ÜLKELERDE ‘SİYASİ DİNAMİT’ ETKİSİ GÖSTEREBİLİR”
Bir başka IMF yetkilisi ise açıklanması yasak olan bazı anlaşmaların yayınlanması halinde bazı ülkelerde siyasi dinamit etkisi gösterebileceğine dikkat çekti.

ARKASINDA YABANCI BİR DEVLET Mİ VAR?
Saldırının ciddiyetinin ardından Federal Polis (FBI) konuyu soruşturmak üzere yardıma çağrıldı. IMF Sözcüsü David Hawley Fon’un bilgisayar sisteminin şu anda tam fonksiyonla çalışır hale geldiğini söylerken Sibergüvenlik Uzmanı Tom Kellerman, saldırının bir hedefe odaklı olduğunu iddia etti. Ayrıca yetkililer hacker saldırısının yabancı bir devlet destekli olabileceği ihtimali üzerinde de duruyor.


Posted in Genel || 147 Comments »

Dördüncü büyüğü İzmit’e asacaklar

Posted by pietatlos on Haz 12, 2011

Japonya’nın IHI ve Itochu şirketlerinin, İzmit körfezini bağlayacak 2 bin 800 metre uzunluktaki çelik asma köprü inşa projesini aldığı belirtildi.

Japonya’nın büyük gazetelerinden Nihon Keizai Shimbun’un (Nikkei) haberine göre, proje bedeli 1,1 milyar dolar olan köprü dünyanın en uzun dördüncü asma köprüsü olacak.

Projeyi almak için Güney Kore ve Çin’in de başvurduğu belirtilen haberde, Japon IHI şirketinin devlet-özel şirket işbirliği ve teknik üstünlüğü nedeniyle bu rekabeti kazandığına işaret edildi.

Köprünün ayaklarının arasının 1550 metre seviyesinde olacağı belirtilirken, inşaatın gelecek yıl başlayacağı ve 2015′te tamamlanmasının beklendiği kaydedildi.

Haberde Japonya’nın, bu projeyle Türkiye’deki nükleer enerji santrali yapımı gibi altyapı ihracına da ivme kazandırabileceği ifadeleri yer aldı.

Projeye Japonya Uluslararası İşbirliği Bankası (JBIC) gibi kuruluşların da kredi vererek destek olacağı bildirildi.

Japonya’nın başı çektiği kalkınma projeleri dışında, ülkede köprü inşa eden şirketlerin son yıllarda yurt dışı projelere girmediği belirtilen haberde, bir Japon yetkilinin, ”Japonya’nın geliştirdiği teknolojilerin kullanılmasının, rekabet gücünü artırması nedeniyle devletin de projeye destek verdiğine” vurgu yapıldı.


Posted in Genel || 68 Comments »

TİB’e 100 bin ‘köle bilgisayar’ saldırmış

Posted by pietatlos on Haz 12, 2011

TİB’e 100 bin ‘köle bilgisayar’ saldırmış .
Türkiye’de ağustos ayında uygulamaya konulması planlanan internetteki filtreleme uygulamasına karşı, 9 Haziran 2011 günü yabancı hacker grubu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın (TİB) sitesine saldırı düzenledi. Bu gelişmenin ardından harekete geçen Bilişim Polisi, saldırı düzenleyen ülkeleri ve bu ülkelerdeki o hacker gruplarını tespit etmeye çalışırken bu yabancı hacker gruplarıyla işbirliği yapan Türk hacker’ları da tespit etmek için çalışmalara başladı. Büyük çoğunluğu yabancı ülkelerden olan hacker gruplarının, başkalarına ait bilgisayarları “köle bilgisayar” haline getiren bir virüs aracılığıyla 100 bin kişiye ait bilgisayarın kontrolünü ellerine aldığı, aynı anda TİB’in sitesine saldırı düzenledikleri belirlendi. Bilgisayar sahiplerinin büyük bir bölümünün köle bilgisayar olmak için bu virüsü kendi bilgisayarlarına gönüllü olarak indirdikleri öne sürüldü. Bu arada dışarıdan gelen siber saldırıların, ulusal güvenliği tehdit eden dış kaynaklı saldırılar olarak kabul edildiğinden, bu konudaki soruşturmaların Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bünyesinde yürütüldüğü öğrenildi. Bu yıl web sitesi saldırıya uğrayan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde özel bir birim oluşturulduğu belirtildi.

KÖLE BİLGİSAYAR NEDİR?
Hacker’lar tarafından yazılan bir virüs programı sayesinde, bu programın indirildiği tüm bilgisayarların her türlü kontrolünü hackerların eline geçiyor. Böylece hackerların denetimine geçen bilgisayar bir köle gibi hacker ne isterse yapıyor. Hacker, bilgisayarda bulunan tüm kredi kartı şifrelerini ve her türlü özel bilgileri de alabiliyor.

SALDIRIYA UĞRAYAN SİTELER
* www.tib.gov.tr
* www.dmi.gov.tr
* www.sgk.gov.tr
* www.dzkk.tsk.tr
* www.guvenliweb.org.tr
* www.guvenlicocuk.org.tr


Posted in Genel || 101 Comments »

Kemal KILIÇDAROĞLU oyunu kullandı.

Posted by pietatlos on Haz 12, 2011

Chp Genel başkanı Kemal KILIÇDAROĞLU oyunu arjantin ilköğretim okulunda eşi selim ve oğlu kerim ile birlikte kullandılar.. Aynı sandıkta ve aynı okulda oy kullanmaya gelen vatandaşlar Başbakan KILIÇDAROĞLU diye tezahuratlarda bulundular.


Posted in Genel || 99 Comments »

Başbakan oyunu kullandın

Posted by pietatlos on Haz 12, 2011

Üskürdar’daki bir ilköğretim okulunda oyunu kullanan basbakan ailesiyle birlikte gittiği sandıgın basında görevlilerle tokalaştı. Daha sonra kimliiğini memurlara verip pusulasını alan Başbakan oyunu kabinde kullandıktan sonra elindeki zarfla birlikte objektiflere poz verdi. Erdoğan zarfı 2182 numaralı sandığa koydu ve daha sonra eşi ve kızı da oylarını kullandılar.


Posted in Genel || 110 Comments »

12 Haziran Genel Seçimleri.

Posted by pietatlos on Haz 12, 2011

Seçim Heyecanıyla sokakların nabzını tuttugumuz sabah ile öğle vakti saatlerinde insanların neşeli ve huzur içinde oy kullandıklarını gözlemledik . Sandıktan çıkıcak ßirinci partinin yine AKP olacagını dusunuyoruz. özellikle gezdiğimiz bölgelerde AKP’nin ezici üstünlüğü olacagını söyleyebiliriz . TRmIRC ekibi olarak seçimlerin halkımız için hayırlısı olmasını dileriz . Keske her gorunsten insanlar meclise girebilse ama futbol takımı edasında parti tuttugumuz icin bunun önünü kapamış durumdayız insanlarımız insallah ileriki dönemlerde kendine yararın ne oldugunu dusunerek ve bunu yapabilcek partiyi secebilcek dirayete kavusur . Artık geri sayım başladı…


Posted in Genel || 71 Comments »

12.5 milyon dolar milyoneri!

Posted by pietatlos on Haz 2, 2011

Dünyadaki dolar milyoneri sayısı geçen yıl, bir önceki yıla göre yüzde 12.2 artarak 12.5 milyona ulaştı. Yönetim danışmanlık şirketi Boston Consulting Group (BCG) tarafından yapılan araştırmaya göre, geçen yıl dolar milyoneri sayısını en hızlı artıran ülke yüzde 31 ile Çin oldu. Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi Çin’deki dolar milyoneri sayısı geçen yıl 1,1 milyona ulaşmasına karşın ülke bu kategoride hala üçüncü sırada bulunuyor.

Dünyada en fazla milyoner 5.2 milyonla ABD’de yaşıyor. ABD’yi 1.5 milyon milyonerle Japonya izliyor. İngiltere’de 570 bin, Almanya’da ise 400 bin milyoner yaşıyor.

BCG’ye göre, Çin’de 100 milyon doların üzerinde serveti bulunanların sayısı 393 iken bu rakam ABD’de 2 bin 692′ye ulaşıyor. 100 milyon doların üzerinde serveti bulunanların sayısının Almanya’da 839, Suudi Arabistan’da ise 826, Fransa’da ise 210 bin olduğu belirtiliyor.

Düşünce kuruluşu GroupM Knowlege’nin işbirliğiyle hazırlanan Hurun Report’a göre, Çin’deki milyoner sayısındaki artışta gayrisafi yurtiçi hasılada (GSYH) görülen hızlı artışla ülkedeki emlak sektörü etkili oldu.

Rapora göre, Çinli milyonerlerin yüzde 55′i özel şirket sahibi, yüzde 20′si emlak spekülatörü, yüzde 15′i borsacı, yüzde 10′u ise çok yüksek maaşlı çalışanlardan oluşuyor.

KÜRESEL SERVET 121.8 TRİLYON DOLARA ULAŞTI
BCG’nin Küresel Varlık Raporuna göre, geçen yıl küresel servet ortalama yüzde 8 (9 trilyon dolar) artarak, toplam 121,8 trilyon dolara ulaştı. Geçen yıl küresel finansal kriz öncesi döneme göre daha az büyüme görülen küresel servet, 2002-2007 döneminde yıllık ortalama yüzde 11 artış kaydetmişti.

Küresel servetteki artışın özellikle Japonya’nın durumu nedeniyle önümüzdeki yıllarda yavaşlaması bekleniyor. Küresel servetin 2011-2015 döneminde ortalama yüzde 6 artarak 162 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.

Geçen yıl servet artışında en hızlı bölge yüzde 17,1 artışla (Japonya hariç) Asya-Pasifik oldu.

Asya-Pasifik bölgesini yüzde 10,2 (3,6 trilyon dolar) artışla Kuzey Amerika izledi. Küresel servetin yaklaşık yüzde 44′ünü oluşturan Kuzey Amerika’nın toplam serveti 38,2 trilyon dolara ulaştı.

Avrupa’daki servet artışı ise geçen yıl yalnızca yüzde 4.8′de (1.7 trilyon dolar) kaldı.

Ortadoğu ve Afrika’daki servet artışı yüzde 8,6′le küresel ortalamanın üzerinde gerçekleşti. Latin Amerika ise küresel servetini geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 8,2 artırdı. Söz konusu üç bölgenin 2008′de yüzde 20,9 olan toplam küresel servetteki payı geçen yıl yüzde 24,4′e yükseldi.

Japonya’da ise toplam servet geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 0,2 azalarak 16,8 trilyon dolara geriledi. 2008 yılında Asya-Pasifik Bölgesi’nin toplam servetinin yarısından fazlasını Japonya oluşturuyordu. Bu oran, 2010′da yüzde 44′e geriledi.


Posted in Genel || 53 Comments »

Eski defterler meydanlarda açıldı!

Posted by pietatlos on Haz 2, 2011

Seçim meydanlarında liderler arasında yürütülen polemikler siyasi tarihimizde her zaman önemli bir yer tuttu. Kişisel servetlerden seçim vaatlerine kadar geniş bir yelpazede sürüp giden atışmalara, bu seçim döneminde yakın tarihimizin önemli olayları da eklendi.

Başbakan Erdoğan’ın 17 Mayıs’taki Yozgat mitinginde 1949 yılına ait belgeleri göstererek “CHP camileri ahır yaptı” iddiasıyla başlayan tartışmada Mem-u Zin de İstiklal Mahkemeleri’nin tartışmalı yargıçlarından Ali Çetinkaya da polemik konusu oldu. Peki ama yakın tarihimizde önemli yer tutan bu olayların hikayeleri ne? Türkiye yakın tarihiyle seçim meydanlarında mı yüzleşiyor?

GENERAL MUSTAFA MUĞLALI VE 33 KURŞUN OLAYI
Başbakan Erdoğan’ın 20 Mayıs’taki Van mitinginde Ahmed Arif’in 33 Kurşun şiirini okuması ve 33 Kurşun Olayı’nı hatırlatarak “Neler çektiğinizi biliyorum, bu toprakların bir dili olsa da konuşsa” sözleriyle gündeme gelen General Mustafa Muğlalı ve 33 Kurşun Olayı, 1943 yılında Van’ın Özalp ilçesinde meydana geldi.

Yetersiz bürokratlar yüzünden İran sınırındaki kaçakcılık olaylarına müdahale edilemeyince 1943 yılının Temmuz ayında Özalp’da işler arapsaçına döner. İran’da yaşayan Milan aşiretinin sürüsünden, sınırın Türkiye tarafından gelen kişiler tarafından çok sayıda hayvan çalınanca aşiret reisi Mehmedi Misto, Özalp kaymakamına bir mektup yazar. Misto, kaymakamdan, çalınan hayvanlarının kendisine geri verilmesini ister. Kaymakam mektuba rağmen hiçbir adım atmayınca Mehmedi Misto bir grup adamıyla sınırı aşar, Türkiye’ye girer ve Özalp halkına ait çok sayıda hayvanı çalarak tekrar İran’a döner. Bir iddiaya göre de, zaten sınırdaki hayvan kaçırma işlerini bizzat kaymakamın da içinde bulunduğu bir çete organize etmektedir.

Olayın vehametini anlayan ve panikleyen kaymakam, gelişmeleri Ankara’ya Rus askerinin sınır ihlali olarak rapor eder. Ankara ise olayı soruşturması için bölgeye Kurtuluş Savaşı’nda önemli görevler yapmış Orgeneral Mustafa Muğlalı’yı gönderir. Muğlalı yaptığı “soruşturma” sonrasında 34 Kürt köylüsünü sınır ihlaline yardım ettiği gerekçesiyle, mahkemeye bile ihtiyaç duymadan suçlu bulur ve köylüleri Seyfo Geçidi denen bölgede kurşuna dizdirir. Bir köylünün katliamdan yaralı olarak kurtulmasıyla olay açığa çıksa da hiçbir hukuki adım atılmaz.

1948 yılında Demokrat Parti’li vekillerin verdiği önerge ile konu tekrar gündeme gelince 1949 yılında Mustafa Muğlalı yargılanmaya başlar. Orgeneral Muğlalı mahkemede kurşuna dizme emrini verdiğini söyleyince idama mahkum edilir ancak ileri yaşı gerekçe gösterilerek cezası 20 yıla indirilir. Muğlalı karardan kısa süre sonra ölür.

General Mustafa Muğlalı ve 33 Kurşun Olayı kısa süre önce bir kez daha Türkiye’nin gündemine gelmişti. Olayın yaşandığı Özalp’daki kışlaya, Şener Eruygur’un Jandarma Genel Komutanlığı yaptığı 2004 yılında Mustafa Muğlalı Kışlası adı verildi. Karar bölgede büyük tepkilere neden oldu. Basına yansıyan haberlere göre, Başbakan Erdoğan bu yılın Mart ayında Genelkurmay Başkanı Koşaner’den kışlanın adının değiştirilmesini istedi.

İSTİKLAL MAHKEMESİ REİSİ “KEL ALİ”
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 18 Mayıs’ta Çorum mitingindeki sözlerine Kemal Kılıçdaroğlu’nun Afyon mitinginde cevap vermesiyle alevlenen polemiğin konusu ise İstiklal Mahkemeleri’nin yargıçlarından Kel Ali lakaplı Ali Çetinkaya’ydı. Çorum mitinginde CHP’yi eleştiren Erdoğan, “Ali Çetinkaya. Lakabıyla Kel Ali, Cellat Ali… İskilipli Hocamızın idamına karar veren hakim. Ankara Yenimahalle Belediyesi hocamızı infaz eden bu hakimin adını sokaklara verdi” dedi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun cevabı ise Ciner Medya Grubu Ankara Temsilcisi Muharrem Sarıkaya’ya verdiği demeç ve ardından Afyon’daki mitinginde geldi, “Ali Çetinkaya. Ayvalık’ta düşmana ilk kurşunu atan adam. Kadere bakın ki bir Başbakan çıkmış, ona ‘katil’ diyor. Kendi tarihinden bile haberi olmayan, tarihi şahsiyetleri kötüleyen bir Başbakan var.”

Kurtuluş Savaşı sırasında asker kaçaklarını yargılamak için kurulan İstiklal Mahkemeleri 1927 yılına kadar varlığını sürdürdü. Olağanüstü yetkililerle donatılmış olan bu mahkemeler savaş sonrasında ise Takrir-i Sükun (Huzur ve Güveni Sağlama) kanununu uygulamakla görevlendirildi. Baktığı davalar ve aldığı kararlar ise İstiklal Mahkemeleri’ni yakın tarihimizin en tartışmalı konularından biri haline getirdi. Meclis içinde önemli bir muhalefetle karşılaşan ikinci dönem İstiklal Mahkemeleri için Dersim mebusu Feridun Fikri Bey’in daha yasa çıkarken getirdiği “Kanunun hükümetçe çok geniş şekilde yorumlanarak bütün olayların isyan ve ihanet gibi gösterilebileceği” eleştirisi gerçek oldu. Kurtuluş Savaşı’nın en önemli isimlerinden Kazım Karabekir de hükümeti eleştiren gazeteciler ile aydın ve yazarlar da mahkemelerin sanık sandalyesine oturmaktan kurtulamadı. İstiklal Mahkemeleri’nin kaç kişiyi idam ettiği ise bugün bile net değil. Ancak 2 binin üzerinde kişinin idam edildiği tahmin ediliyor.

“Sanığın idamına yargılamanın devamına” kararıyla dünya hukuk literatürüne giren İstiklal Mahkemeleri yargıçı Ali Çetinkaya’nın lakabı “Kel Ali”ydi. Kurtuluş Savaşı komutanlarından olan Çetinkaya, Yunan ordusuna Ayvalık’ta ilk kurşunu sıkan isim oldu. Savaş sonrasında Meclis’e giren Çetinkaya, Bayındırlık Bakanlığı da yaptı. Ali Çetinkaya, İstiklal Mahkemeleri’ndeki yargıçlık görevi sırasında ise çok sayıda tartışmalı idam hükmü verdi. Şapka Kanunu’na karşı yazdığı bir kitap nedeniyle din adamı İskilipli Atıf Hoca’yı idama mahkum etmesi ise bugün seçim meydanlarında bile polemik konusu. Savcının hapis cezası istemesine rağmen Ali Çetinkaya’nın idam cezası verdiği İskilipli Atıf Hoca 4 Şubat 1926′da idam edildi.

MEM-U ZİN VE KÜRTÇE YASAKLARI
Seçim mitinglerinde kapağı kaldırılan bir diğer kitap ya da tartışma ise Mem-u Zin ve onun çevresinde gelişen Kürtçe yasakları oldu. Van mitinginde tek parti dönemindeki kitap yasaklama kararlarının belgelerini çıkartan başbakan Erdoğan, “Bunlar zulmün, baskının, sindirmenin belgeleridir” dedikten sonra tek tek belgeleri okudu. Okunan beş belge arasında bir tanesi öne çıkıyordu: “Ahmed-i Hani tarafından yazılan ve İstanbul’da Necmi İstikbal Matbaası’nda basılan Mem-u Zin adlı kitabın yasak edilmesi ve elde edileceklerinin toplattırılması kararlaştırılmıştır. 13 Nisan 1950. İmza: Reisicumhur İsmet İnönü…”

Ahmed-i Hani’nin 17. yüzyılda Kürtçe’nin Kurmanci lehçesiyle yazdığı Mem-u Zin, manzume olarak yazılmış bir aşk hikayesi. Birbirlerine aşık olan ancak bir türlü birleşemeyen iki gencin trajik öyküsünü anlatan eser aslında kökeni çok eskilere dayanan ve mitolojik nitelik kazanan bir destan. Ahmedi Hani bu destandan ilham alarak hikayeyi 17. yüzyıl döneminin yaşantısına göre tekrar kaleme almış böylece destanı yazılı bir esere çevirerek tarihin karanlık sokaklarından kaybolmaktan kurtarmış.

Eser Türkçe’ye M.Emin Bozarslan’ın çevirisiyle 1970′li yıllarda kazandırılsa da uzun süre “ana diliyle” Türkiye’de yasak kalmıştı. 2010 yılında Kültür Bakanlığı tarafından Kürtçe olarak basılan eser 1991 yılında da yönetmen Ümit Elçi tarafından beyazperdeye aktarılmıştı.

Anamuhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Başbakan’ın Mem-u Zin ve Kürtçe yasaklarına dair eleştirisine cevabı ise yine Muharrem Sarıkaya’ya verdiği demeçte gelmişti: “Ben lisede üniversitede Mem-u Zin’i okudum. Sadece onu mu Şeref Han’ın Kürtçe Tarihi’ni de okudum. Acaba kendisi okumuş mudur? Sanmam.”

Muharrem Sarıkaya’nın yazısı için tıklayınız

AKADEMİSYENLER NE DİYOR?
Seçim meydanlarında kendine yer bulabilen yakın tarihimizin bilinmeyen olayları, seçim sonrasında da gündemde yer alabilecek mi? Akademisyenler cevapladı…

Doc. Dr. Ahmet DEMİREL – Marmara Üni. Uluslararası İlişkiler Bölümü
Seçim meydanlarındaki bu konuşmalardan haberim var ancak ben bunun yakın tarihle bir yüzleşme olduğunu sanmıyorum. Bunlar seçim meydanlarında heyecanla söyleniyor ama seçimden sonra tekrar unutulacak gibime geliyor. Hatırlarsanız Dersim Olayları da Onur Öymen’in sözleri sonrasında gündeme gelmiş, birkaç gün konuşulmuş ama sonra unutulmuştu. AKP zaten zaman zaman bu konuları gündeme getiriyor. Biliyorsunuz İnönü dönemi hakkında birçok konuyu gündeme getirdi. AKP’nin bu noktalarda itirazları var ve bu itirazlar da halkı heyecanlandırıyor ancak devamı gelmiyor. Bunların seçim meydanlarında halkı heyecanladırmak için söylendiğini düşünüyorum.

Halkın tarihe özellikle de yakın tarihe ilgi duyduğunu, bilmediği ilk kez duyduğu konularda heyecanladığını görüyoruz. Televizyonlardaki tarih programlarından bile bunu anlayabilirsiniz. Tarihe baya bir merakımız var. Ancak seçim meydanlarında gündeme gelen bu konuların seçim sonrasında unutulacağını düşünüyorum.

Prof. Dr. Vahdettin ENGİN – Marmara Üni. Tarih Bölümü
Ben Türkiye’nin pek öyle yakın tarihiyle yüzleştiğini düşünmüyorum. Bana göre yaşanan partilerin seçim meydanlarında birbirlerinin “açığını” yakalama savaşı. Dolayısıyla geçmişe dönük vurgulamalarla, hatırlatmalarla rakip siyasi partiyi yıpratma çalışması yapıyor partiler. Burada amaç politik çıkar temin etme. Geçmişle yüzleşme gibi ciddi bir iddiaları olsa siyasi partilerin, bu tarihi meseleleri daha ciddi şekilde, derinlemesine araştırarak gündeme getirirlerdi. Siyasi partiler burada rakibi yıpratma amaçlı hareket ediyor.

Keşke seçim sonunda da bu konular gündeme gelse ve derinlemesine tartışılabilse çünkü yakın tarihimiz gerçekten çok az biliniyor. Ama ben zannetmiyorum seçim sonrasında bu konuların tekrar gündeme geleceğini. Burada basının da eksiliği var. Sadece siyasi liderlerin laflarından sonra bu konular gündeme geliyor ancak daha sonra hemen unutuluyor. Takibi yapılmıyor.


Posted in Genel || 58 Comments »

Kaddafi bu bankaya 1.3 milyar dolar kaptırmış!

Posted by pietatlos on Haz 2, 2011

Libya lideri Muammer Kaddafi tarafından yönetilen Libya Devlet Fonu’nun ABD’nin ünlü yatırım bankası Goldman Sachs’a 2008 yılında 1.3 milyar dolar yatırım yaptığı öğrenildi.
Wall Street Journal’ın araştırmasına göre Kaddafi’nin hisseleri değerini yüzde 98 oranında kaybetti. Wall Street Journal’ın Goldman Sachs’ın iç yazışmalarına dayandırdığı habere göre, şirket yönetimi neredeyse çöp haline gelen hisselerin telafi edilmesi için bir çözüm yolu buldu. Muammer Kaddafi tarafından yönetilen devlet fonunun 3.7 milyar dolarlık yatırımı Goldman Sachs’a yapması karşılığında Libya’ya 5 milyar dolarlık Goldman hissesi verilmesi teklifi götürüldüğü ifade edilen haberde, Libya’nın bu teklifi kabul etmesi halinde Goldman Sachs’ın en büyük hissedarlarından biri haline gelebileceği belirtildi.


Posted in Genel || 62 Comments »